10. Gayrimenkulde Liderler Zirvesi Sonuç Bildirgesi

10. Gayrimenkulde Liderler Zirvesi

İstanbul MANAGEMENT PLUS Danışmanlık Eğitim tarafından her yıl organize edilen ve bu yıl 1 Aralık 2022’ de 265 kişinin katılımıyla 10. su düzenlenen Gayrimenkulde Liderler Zirvesi’nin sonuç bildirgesi açıklandı.

Zirve’de yer alan konuşmacılar tarafından aktarılan ve altı çizilmesi gereken noktalar belirlenen Gayrimenkulde Liderler Zirvesi Sonuç Bildirgesi:

“Gayrimenkul Sektörünün Güncel Sorunları, Fırsatlar ve STK’ ların Çözüm Önerileri” başlıklı Açılış oturumunda öne çıkan sonuçlar
 2018 krizi ile Türkiye’de gayrimenkul ve inşaat sektörü olumsuz eleştirilere maruz kalmıştır.
 Kat mülkiyeti düzenlemesi ile özellikle riskli yapıların dönüştürülmesinde yaşanan olumsuzluklar 6306 sy. yasa ile tekrar bir nebze düzene girse de kentsel dönüşüm alanlarında hak sahipliği açısından uzlaşma ortamı hala yeteri kadar sağlanamamaktadır.
 ‘Kensel Dönüşüm’, ‘Konuta Erişim’ ve ‘Yapı Müteahhitlerinin Ayakta Kalması için Ne Yapılması Gerektiği’ önümüzdeki süreçte üzerinde durulması gereken en önemli 3 ana başlıktır.
 Kentsel dönüşüm için beklenen büyük deprem yaşanmadan gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Ruhsatsız ve ruhsatlı riskli konut stoklarının yeniden yapılabilmesi için Katma Değer üretilmesi gerekmektedir. Yerinde dönüşüm için katma değer sağlayacak tek yöntem Emsal Artışı’dır. Kamuya emsal artışı konusundaki olumsuz algının, yerinde dönüşüm için önemi belirtilerek farkındalık yaratılmalıdır.
 Ruhsatsız riskli yapılardaki arsa sahiplerinin mevcut yapı tarzları ve oluşacak kentsel dönüşüm projelerinin yapı tarzları arasında bahçeli olması gibi tip farklılıklar oluşabildiğinde gerekli uzlaşma ortamları yaratılmalıdır.
 Kentsel dönüşüm Türkiye’ nin en büyük sorunlarından biriyken yaşanan çözümsüzlükler ve kamuda itibarsızlaştırılması sebebiyle kentsel dönüşümü üstlenecek müteahhit bulmak zorlaşmıştır.
 Müteahhitlik mesleğine tekrar gerekli itibar kazandırılmalıdır.
 Konuta Erişim’de erişilebilir konutlar için alım gücüyle doğru orantıda konutlar üretilmelidir. Mevcutta yükselen arsa maliyetleri ile müteahhit karı minimize edilse de erişilebilir konut fiyatları sağlanamamaktadır.
 Uygun fiyatlı konut üretimi için Arsanın 49 yıllık Kiralaması ve Kiralanabilir Konut üretimi çözüm getirebilir.
 İlk evini alacaklara düşük faizle ve 30 yıllık bir ödeme planı ile konut sahibi olmalarının önünün açılması gerekir
 Kira ödeyen ve ilk evini alacaklara taksit ödemelerini proje bittikten sonra yapmaya
başlamalarının önününün açılması ile vatandaşların konuta erişebilmeleri açısından önemli
olduğu
 Yapı Müteahhitlerinin Nasıl Ayakta Kalabileceği ile ilgili Kamu bankalarının olduğu kadar özel bankaların da finansman yaratması, bu finansmanın inşaat süresinde hakediş usulü ile
desteklenmesi ve arsa sahibi ile kar-zarar ortaklığı gibi modellerin getirilmesi gerekmektedir.
 Konut Üretimi temel ihtiyaçtır. Satılabilir konutlar üretmek için en önemli etken finansmandır. İnşaat sektörünün kamuda katma değer üretmeyen bir iş grubu olarak görülmesi şeklindeki ifadeler mesleği itibarsızlaştırmaktadır.
 Türkiye ekonomisi son çeyrekte %3.9 büyürken, inşaat sektörü %14.1 küçülmüştür.
 Maliyetler %150 artmış durumdayken, inşaat sektörünü yeniden büyümeye geçirebilecek şey İnsanların Konuta Erişiminin sağanmasıdır.
 Konut satışının %70’I ilk ev olarak ihtiyaç temellidir. İnsanların konut kredisi kullanımı çok önemlidir.
 2018’den den beri ülkemizdeki toplam mevduat içinde Konut Kredisi kullanımı önemli ölçüde sürekli düşmektedir.
 2018 den beri inşaat sektörü sürekli küçülmektedir. 4.5 yıldır küçülen bir inşaat sektörünün olduğu.
 İnşaat sektöründe 2017’de 2.1 Milyon kişi istihadam edilirken, 2022 yılında 500.000 kişi azalarak 1.6 Milyon kişiye gerilemiştir. Bu da inşaattaki istihdamın niteliksizleşmesine ve personel bulmakta yetersizliğe sebep olmaktadır.
 Türkiye’de 8.5 trilyon TL toplam mevduatın 350 milyar TL. si yanlızca konut kredisine
ayrılmaktadır.
 Ülkemizde yıllık 750.000 konut ihtiyacı bulunmaktayken şuan üretim 500.000 – 600.000 konutta kalmaktadır.
 Fosil yakıtların tekelleşmesi sonucu savaş olasılıkları ve çevresel kaynakların giderek tüketilmesi Dünya üzerinde sürdürülebilir gelişim için baskı yaratmaktadır.
 2023’e kadar Türkiye’nin de Karbon Nötr hedefi bulunmakta iken Enerjiyi Verimli kullanmak zorundayız.
 En sürdürülebilir enerji kaynağı Tasarruf Edilen Enerji’dir. Bu sebeple binalarımızın yapılış şekli değiştirilmelidir.
 Binaların sürdürülebilir şekilde üretimi için; Planlama (kamu ayağı ve STK’lar), İnşaat (nitelikli üretim), İşletme (binaların organizma gibi düşünülmesi ve Yaşam Ömrü ( binaların yıkıldığında geri dönüştürülebilir malzemeden üretilmesi) en önemli 4 başlıktır.
 Gayrimenkul satın alma aşamasında insanlara çevre bilinci aşılanmalı ve Yeşil binalar mevzuata uygun olarak zorunlu hale getirilmelidir.
 2023’te inşaatlarda kullanılacak enerjinin %5’inin yenilenebilir enerji ile olması ve binalarda
elektrik şarj istanyonu olması zorunlulukları gibi olumlu çevreci uygulamalar artırılmalıdır.
 Kentsel dönüşüm, çevreci dönüşüm için fırsat olarak değerlendirilmelidir. Yerli sertifika sistemleri
ile kentsel dönüşüm alanları çevreci olarak sertifikalandırılarak konut stoğu yenilenmelidir.
 Yeşil Mutabakat önem kazanmıştır.

“Gayrimenkul Geliştirmenin Geleceği” başlıklı 1. ana oturumda öne çıkan sonuçlar
 Pandeminin de etkisiyle belirgin hale gelen proptech gibi dijital uygulamalar gayrimenkul
sektörüne yön verirken, gayrimenkul kullanım alışkanlıklarını da büyük ölçüde
değiştirmiştir.
 Özellikle Ofis, Alışveriş Alanları ve Konut kullanımlarında pandemi sonrasında büyük
değişimler yaşanmıştır.
 Uzaktan çalışma gibi sistemlerin gelmesiyle ofise bağlı kalmadan çalışma ortamı
sağlanmaktadır.
 Yeni ofis alanı seçimlerinde Londra, New York gibi yaşam maliyeti yüksek bölgelerden
Lisbon gibi akdeniz iklimine hakim ve uygun yaşam maliyeti olan bölgelere kaymaktadır.
 Alışveriş alışkanlıkları ise mevcut alışveriş merkezleri gezilerek internet ortamında satın
alınması gibi yeni bir modele geçmektedir.
 Konut alanlarında is işletmeye yönelik, proptech teknolojilere dayalı, co-working ve coliving benzeri uygulamalar tercih edilmeye başlamıştır.
 Modern insan ihtiyaçları gözlemlendiğinde konut, ofis, eğlence, spor ve alışveriş aynı
bina hatta aynı birim içinde karşılanabilmelidir. Bu yeni trendler için mobilyalı ev
kiralama gibi yeni application’lar da geliştirilmektedir.
 Enflasyon, resesyon beklentisi ve faiz ortamında global ölçekte gayrimenkul projelerinde
farklı modellere gidildiği görülmektedir.
 Yaşanabilir meskenler üretebilmek için; İnsan, İsrafı önlemek, Değer üretmek ve
Sürdürülebilirlik en önemli unsurlardır.
 İnsanların aidiyet hissedebildiği, inşaat yapım süreçlerinde israfın önlenebildiği, yeni
teknolojiyi kullanan, iyi planlanan, anlık israf denetimi gibi modellerin hayata geçirildiği
sürdürülebilir konut üretimi anlayışı getirilmelidir.
 Urban Land Institute’un Gayrimenkulde Gelişen Trendler Raporu’nda Avrupa’daki
enflasyon, resesyon beklentisi, belirsiz gelecek ve fabrikaların kapanması gibi gelişmeler
gündeme alınmıştır.
 Bu amaçla Çevresel ve Sosyal Yönetişim, Erişilebilir ve Sosyal Konut Üretimi ile Yeniden
Farklı fonksiyon ile kullanılabilir konut üretimi önerilmektedir. İnsanların proje seçiminde
deneyim ve sosyalleşme üzerinden seçim yaptığı görülmektedir.
 Paylaşım ekonomisi projelerde uygulamaya alınabilmelidir.
 2050’de kullanılacak bnaların %50’sinin mevcutta inşa edildiği düşünüldüğünde bu
binaların ofisten konuta dönmesi gibi yeniden fonksiyonlandırılması ve Avrupa
Fonları’ndan da destek alınarak yeni inşa edilecek binalarında bu şekilde zaman içindeki
ihtiyaçlara göre uyarlanabilir şekilde düşünülmesi gerekmektedir.
 Mevcutta daralan gayrimenkul satışı piyasasında yabancıya satışa önem verilmesi
sektördeki daralmayı büyük ölçüde rahatlatabilir.
 Gayrimenkul alımı ile vatandaşlık kazanımı ile ilgili çalışma ve düzenlemeler artırılmalıdır.
 Gayrimenkul projeleri büyükşehirlerden farklı olarak gelişmeye açık şehirlerde de yerel
potansiyelleri dikkate alınarak Bilişim Kenti, Yaşlı Dostu Kent gibi yeni yaşam alanları
yaratılabilir.
 Gayrimenkul geliştirme sadece inşaat yapımı olarak değil detaylı planlama ile
yaşanabilirlik üzerinden ele alınmalıdır.
 Arsa yatırımları, marka arsa projeleri için geliştirmeler yapılmalıdır.
 Air-bnb gibi modeller binaların kiralanması yöntemiyle ekonomiye büyük getiri
sağlamaktadır.
 Gayrimenkulde Arge teknolojileri üretimi, akıllı fiyatlama sistemleri, geliştirici ve bina
sahipleri arasında işbirliği ortamının teknoloji detseğiyle sağlanması dünyada önem
kazanmaktadır.
 Gayrimenkuldeki Ando Living gibi yeni uygulama ve teknolojiden yararlanılmalı, bu gibi
teknolojiler için çalışmalar artırılmalıdır.

“Gayrimenkul Sektöründe Yabancılara Satış İşlemleri ve Hukuksal Boyutları”
başlıklı 2. ana oturumda öne çıkan sonuçlar
 Dünya ülkelerinin çoğuna ülkemizden yabancıya satış hakkı bulunmaktadır.
 Yabancıların gayrimenkul alımı ile vatandaşlık kazanması sadece Cumhurbaşkanı kararı ile olmaktadır.
 Gayrimenkul alımı sonrası, güvenlik araştırmalarından geçildikten sonra olumlu
bulunursa vatandaşlık hakkı verilir.
 400.000.-$ tutarındaki taşınmazın, 3 yıl süreyle tekrar satılmaması koşuluyla vatandaşlık
almaya hak kazanılır.
 Yabancıya satışta adi sözleşmelerin yapılması sorun teşkil ettiğinden resmi sözleşme şekli
koşulu olmalıdır. Resmi şeklin ihlali sorun teşkil etmektedir.
 Değerlemelerin şeffaf ortamda SPK onaylı bürolar tarafından yapılması gerekmektedir.
Aynı taşınmaz için birden fazla değerleme raporu yapılması durumdaki beirsizlik
çözümlenmelidir.
 250.000.-$ olan vatandaşlık hakkındaki gayrimenkul tutarının 400.000.-$’a çıkarılması
sonrası satış süreci devam etmekte olan gayrimenkullerle ilgili sorunların çözümüne
yönelik düzenlemeler getirilmelidir.
 Avukatların yabancıya şeffaf bilgi verebilmesi için avukatların tapu kayıtlarını
görüntüleyebilmeleri için düzenleme gelmelidir.
 Yabancıya satışta iptal durumunda geri ödeme vb. Durumlarda taşınmaz üzerindeki
haklar için yönetmelik düzenlenmelidir.
 Kamuoyuna yabancıya satış doğru ifade edilmelidir.
 Ülkemizde 2022’de Rus vatandaşlarının konut alımı 1. Sırada yer almaktadır.
 İngiltere ve Almanya’da önemli ölçüde ülkemizden konut alan ülkelerdendir.
 Türkiye’nin Dünya genelindeki Yabancıya Satış sektöründe sadece %1.5’luk payı bulunmaktadır. Bu sektördeki payın artırılmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır.
 2023’te 10 milyar dolarlık yabancıya satış hedeflenirken gerekli yasal zemin
oluşturulmalıdır.
 Dünya’da gayrimenkul alan yabancılar %14 oranında vatandaşlık edinimi talep ederken,
Türkiye’de bu oran %30’dur.
 Eğitimli ve üst seviyedeki yabancılar için de Avrupa’da olduğu gibi oturum izni
düzenlemeleri yapılması önemlidir.
 Yabancıya satışlarda komisyon ve aracı kuruluşlar için de altyapı çalışmaları
tamamlanmalıdır.

“Gayrimenkulün Geleceğinde Dijitalleşme ve Paylaşım Ekonomisi” başlıklı 2. ana oturumda öne çıkan sonuçlar: 
 Türkiye’de ilk, dünyada ise en iyi uygulamalardan biri olan Missafir gibi Mülk Yönetim Sistemleri geliştirilmelidir.
 Evdeki konaklama gelirlerinin datalarını toplayarak, ev sahibi için bilgilendirme yüzleri
oluşturulabilmektedir.
 Bu tip uygulamalar, ev sahibi evini kullanmadığı zamanlarda evini paylaşabilmesi için paylaşım ekonomisine katkı sağlamaktadır.
 Misafir deneyim applikasyonları evdeki araçların bile nasıl kullanıldığı ile ilgili çeşitli notları evi kullacak yerli ve yabancı turiste bilgi aktarımı sağlayarak Air-bnb yönteminin çok daha nitelikli ve katma değer üreten bir hale getiriyor.
 Otel konforunda Kiralanabilecek evlerin teknolojik altyapısının da kurgulanarak yaygınlaştırılması yeni kullanım alışkanlıkları ve turizme katkısı düşünüldüğünde çok önem arz etmektedir.
 Ev Konaklaması ve bunun dijitalleştirilmesi Turizme büyük ölçüde katkı sağlayacaktır.
 Reidin gibi Gayrimenkul Bilgi Sistemleri veri analitiğinden yararlanarak önümüzdeki süreçte yapay zeka, büyük veri ve nesnelerin interneti gibi yeni nesil teknolojiler ile de entegre çalışmalar ile gayrimenkul sektöründeki deneyimi en üst seviyeye taşımayı hedeflemektedir.
 Akıllı haritalama, analitik işlenmiş online veriler ile Gayrimenkul Değer Tespiti yapılabilmektedir.
 APTİ gibi dijital uygulamalar bina yönetiminde büyük avantajlar sağlamaktadır.
 Yapay zeka ve IOT desteği ile site yönetiminde gerekli tüm verilerin ilişkilendirilmesi ve kayıt altına alınması hatta arıza talepleri gibi işlemler rahatlıkla gerçekleştirilmektedir.

10. Gayrimenkulde Liderler Zirvesi Düzenlendi

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz