Son depremlerin ardından Türkiye’de konut tercihlerinde güvenlik, hız ve maliyet eksenli yeni bir dönüşüm yaşanıyor. Betonarme yapılara alternatif olarak öne çıkan çelik konstrüksiyon evler, özellikle deprem güvenliği ve kısa sürede teslim avantajıyla dikkat çekiyor.
Marmara Yapı Sahibi Yakup Yılmaz, çelik yapı sistemlerinin artık Türkiye için bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini belirterek sektöre yönelik çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
“60 günde anahtar teslim, betonarmeden yüzde 50 daha ekonomik”
Yakup Yılmaz, çelik evlerin betonarme yapılara kıyasla sunduğu avantajlara dikkat çekerek şunları söyledi:
“Betonarme bir evde hayatınız en az bir yıl sonra başlar. Bizimle sözleşme imzalayan müşterilerimiz ise 60 gün içinde anahtar teslim çelik evlerine kavuşuyor. Üstelik betonarmeye göre yaklaşık yüzde 50 daha ekonomik ve depreme karşı çok daha güvenli.”
Yılmaz’a göre, çelik konstrüksiyon sistemleri sadece hız değil, uzun vadeli güvenlik ve maliyet avantajı da sağlıyor.
Depreme karşı 5 kat daha dayanıklı yapı sistemi
Türkiye’nin aktif deprem kuşağında yer aldığına dikkat çeken Yılmaz, çelik yapıların bu coğrafya için en uygun çözüm olduğunu vurguladı:
“Çelik evler betonarmeye göre yaklaşık 5 kat daha hafif. Bu da binaya binen deprem yükünü ciddi biçimde azaltıyor. Esnek yapısı sayesinde sarsıntıyı absorbe ediyor, çökme riskini minimuma indiriyor. Dünyada bilinen en depreme dayanıklı sistemlerin başında geliyor.”
Ekonomik, çevreci ve uzun ömürlü
Çelik evlerin yalnızca güvenlik değil, sürdürülebilirlik açısından da öne çıktığını belirten Yılmaz, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bir çelik evin iskeleti 7–8 hurda araçtan elde edilebiliyor. Yapının yüzde 90’ı geri dönüştürülebilir. 50 ağacın kesilmesi yerine, hurda çelikle sağlam ve çevreci bir yuva kurmak mümkün.”
Fabrika ortamında, uluslararası standartlarda üretilen çelik yapıların kalite kontrol süreçlerinin daha sıkı olduğunu belirten Yılmaz, bu yapıların ortalama 75–80 yıl ömre sahip olduğunu da ekledi.
Esnek mimari, düşük bakım maliyeti
Çelik konstrüksiyon sistemlerin modern yaşam ihtiyaçlarına daha kolay uyum sağladığını ifade eden Yılmaz, iç mekân esnekliğine de dikkat çekti:
“İhtiyaçlar değiştikçe iç mekânlar kolaylıkla yeniden düzenlenebiliyor. Duvarlar taşınabiliyor, alan verimliliği artıyor. Betonarmede olduğu gibi 30 yıl sonra ağır bakım ve onarım gerektirmiyor.”
Isı ve yalıtım performansının da yüksek olduğunu belirten Yılmaz, yazın serin, kışın sıcak tutan yapılar sayesinde enerji maliyetlerinin düştüğünü söyledi.
“Zemin fark etmiyor, her bölgeye uygulanabiliyor”
Çelik yapıların hafifliği sayesinde zayıf zeminlerde de güvenle uygulanabildiğini vurgulayan Yılmaz, bu özelliğin Türkiye için kritik önemde olduğunu belirtti:
“Betonarmenin riskli olduğu zeminlerde dahi çelik evler güvenle inşa edilebiliyor. Bu, Türkiye’nin zemin çeşitliliği düşünüldüğünde çok önemli bir avantaj.”
Yıldırımdan paslanmaya kadar tüm risklere karşı koruma
Galvaniz kaplama sayesinde çelik evlerde paslanma, çatlama ve böceklenme gibi sorunların yaşanmadığını belirten Yılmaz, yıldırıma karşı da doğal topraklama etkisi bulunduğunu söyledi.
“Güvenli, hızlı, ekonomik ve sürdürülebilir olan çözüm artık net: Çelik yapılar. Türkiye bu gerçeği hızla benimsiyor.”
